SYDV Çalışanlarından "ASDEP Projesi Vakıflarda Yürütülsün Talebi"

SYDV Çalışanlarından "ASDEP Projesi Vakıflarda Yürütülsün Talebi"

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları Çalışanları Derneği'nden ASDEP Projesi Hakkında Talep:

SYDV Çalışanları Derneğinin Bakanlıktan İsteği;

BAKANLIĞIMIZIN PİLOT OLARAK KARABÜK VE KIRIKKALEDE BAŞLATTIĞI VE HÜKUMET PROGRAMINDA DA YER ALAN ASDEP YANİ AİLE SOSYAL DESTEK PERSONELİ UYGULAMASININ VAKIFLARDA YÜRÜTÜLMESİ GEREKTİĞİNE DAİR TARAFIMIZCA DAHA ÖNCE HEM YAZILI HEMDE SÖZLÜ OLARAK DİLE GETİRİLEN HUSUSLAR AŞAĞIDA BİLGİLERİNİZE SUNULMUŞTUR.

AYRICA ASDEP PİLOT UYGULAMASINDA İŞE YENİ ALINAN PERSONELLERE HACETTEPE ÜNİVERSİTESİNDE VERDİĞİMİZ EĞİTİMDE YAPTIĞIMIZ SUNUMUDA ÖZELLİKLE İŞE YENİ BAŞLAYAN SYİG ARKADAŞLARIMIZIN FAYDALANABİLMELERİ İÇİN EKTE BİLGİLERİNİZE SUNUYORUM.

Bugüne kadar, yoksul grupların özelliklerine yönelik yapılan tüm çalışmalarda;
• Sadece anne veya babanın olduğu parçalanmış ailelerin,
• Geniş ya da kalabalık ailelerin,
• Eğitim düzeyi düşük grupların,
• Azınlık ya da etnik grupların,
• Kırsal kesimde yaşayan bireylerin,
• Özellikle çocukların, kadınların ve yaşlıların yoksulluk sorunu ile karşılaştığı tespit edilmiştir.

İnsani gelişme için zorunlu olan fırsatlardan mahrum olmak olarak değerlendirilen yoksulluğun sonucu olarak çocuk, yaşlı, özürlü ihmal ve istismarı, kadına yönelik şiddet, çalışan çocuk, suça sürüklenmiş çocuk, yetişkin suçluluğu ve göç gibi sosyal sorunlar ortaya çıkmaktadır.

Ülkemizde yapılan tüm akademik çalışmalarda da sosyal sorunların tamamında değilse de büyük bir oranında yoksulluk ve eğitimsizlik ortak payda olarak tespit edilmiştir.

Yoksulluğun beraberinde daha ağır sosyal sorunlara sebep olduğu aşikardır.

Başta çocukların sokakta çalışması, sokak alt kültürü içerisinde madde bağımlılığına sürüklenmesi, kanun ile ihtilafa düşmesi, çocuğun ekonomik açıdan istismar edilmesi, beraberinde fiziksel ve cinsel istismar vakalarının artması, diğer taraftan aile içinde çatışmalara, boşanmalara ve şiddete, aile parçalanmalarına, kadının çok yönlü olarak istismar edilmesine, yetişkin bireylerin başta gasp ve hırsızlık gibi suça bulaşmalarına yoksulluğun sebep olduğu açık olarak görünmektedir.

Bugüne kadar kurumların sınırlı oluşu verilen hizmetlerin sürdürülebilirliğinin sağlanamaması vatandaşın sorunlarını geçici olarak çözmekte, kalıcı çözümler üretmemektedir.

Çözümlerin kalıcı olamamasının, sorunların kısır bir döngü içerisinde kendisinin tekrarlamasının temel nedenlerinden biri ise bizce vakalara son aşamada müdahale edilebiliyor olmasıdır.

Kronik bir hastalığa son aşamada müdahale etmek bedenin sağlığı için bir parçasından vazgeçmek gibidir. Bu sebeple önleyici tedbirlerin zamanında alınması erken müdahale edilmesi şarttır.

Bu sebeple sonuç kurumu mantığından sıyrılarak, sosyal sorunların önleyici tedbirlerini almak ve erken müdahale edebilmek için yerelde amaç kuruluşlara ve hizmetlere acilen ihtiyaç bulunmaktadır.

Bunun için her ilde ve ilçede yeni bir yapılandırma oluşturulması hem zaman açısından hem de ekonomik açıdan ciddi bir külfet getirecektir.
Bugün her il ve ilçe de yapılanması bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının yasal mevzuaatta iyileştirme yapılarak bu alanda amaç kurum olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yerelde risk oranı yüksek grupların belirlenmesi ve gruplara yönelik aile odaklı önleyici çalışmaların başlatılması o kadarda zor değildir.

Sosyal sorunların baş aktörlerinden olan yoksulluğun yaşandığı ailelerin tamamının (SYDVakıflarından yardım alan, 2022 sayılı Kanundan faydalanan, Yeşilkartı bulunan, yeni adıyla G0 kodunda olanlar) tek tek mercek altına alınması ve bu tür ailelerdeki bireylerin korunmaya muhtaç duruma düşmesini engelleyici tedbirlerin alınması, sorunlara korunma aşamasına gelmeden çözüm üretilmesini sağlayacaktır.

Sosyal Yardım ve Sosyal Hizmet alanında yaklaşık 25 yıldır çalışan biri olarak inanıyorum ki, şiddet, ihmal, istismar vb vakaların önlenmesi risk oranı yüksek gruplarla yapılacak aile odaklı çalışmalarla mümkündür.

Sosyal ve ekonomik durumu zayıf ailelerle özellikle risk grubu olarak görülen ve risk oranı yüksek olan ailelerle 25 yıldır çalışan vakıflarımızın, bu alanda edindikleri tecrübeleri ve hızlı etkin müdahalelerde bulunabilecekleri asla göz ardı edilmemelidir.

Parçalanmış aile, şiddete uğramış kadın, ihmal veya istismar edilmiş çocuk, yaşlı ve engellilerin durumuna baktığımızda büyük çoğunluğunun vakıflarımızdan yardım alan ailelerden oldukları görülecektir

Bugüne kadar sadece sosyal yardım odaklı çalıştırılan vakıflarımızın, yılda iki kez gıda veren ve kışın kömür yardımı yapan kuruluşlar olmanın çok daha ötesinde aile odaklı çalışmalar yapan, sosyal sorunlara karşı önleyici tedbirleri de alabilecek, yönlendirme, bilgilendirme yapacak bir rehberlik ve danışma merkezi anlayışına sahip kuruluşlara çevrilmesi büyük fayda sağlayacaktır.

SYDV’ lerin meslek elemanları ile desteklenmesi, kapasitelerinin geliştirilmesi, fiziksel mekanlarının iyileştirilmesi ile gerek yoksulluk sebebi ile sosyal sorunlar içerisinde yaşayan, gerekse sosyal sorunlar sebebi ile yoksulluk içerisinde yaşayan bireylere erişmede ve bu aileleri gözlemleyerek, takip ederek “ korunmaya muhtaçlık ” durumunu anlamlı düzeyde engelleyecektir.

Bu güne kadar yaptığımız çalışmalarda da dünya literatürünün uzun süredir öne sürdüğü gibi yoksulluğun beraberinde boşanmayı, şiddetti, ekonomik, psikolojik ve fiziksel istismarı ve ihmali en ağır şekilde beraberinde getirdiği görülmüştür.

Bu durumunda ötesinde yapılan incelemelerde kapalı kapılar ardına saklanmış şiddet, en ağır boyutları ile yaşlı ve çocuk ihmali, fiziksel ve cinsel istismar, aile içersinde kronikleşmeye başlamış suç döngüsü ile karşılaşılmıştır.

Vakıflarımız halk arasında gıda ve kömür veren ailenin iç işlerini karışmayan bir mekanizma olarak bilinmektedir.

Şiddet gören fakat polise gidemeyen kadın, küçük yaştaki çocuğunu okul yerine çalışmaya hatta dilenmeye gönderen baba, yeni doğmuş bebeğini satmak isteyen anne ve bunlara benzer durumdaki yasal olarak suç işleyen ya da yasal olarak haklarını savunamayan vatandaşların büyük bir çoğunluğu temel yaşam gereksinimleri için sosyal yardım almak üzere vakıflarımıza başvurmaktadırlar.

Risk oranı yüksek sosyal sorunları olan yoksul ailelerin vakıflarımızı hayati olarak görüyor ve önemsiyor olmaları, vakıflarımızın aile üzerindeki yaptırım gücünü artırmaktadır.

1986 yılından bu yana sosyal patlamanın önünde emniyet supabı olarak görev yapan ve sosyal sorunları en yakından tespit edebilen ve her boyutu ile araştırabilecek olan vakıfların, fiziksel mekan sorunlarını çözmek, mevcut personel istihdam politikasını yeniden düzenleyerek profesyonel meslek elemanları için vakıflarda çalışmayı cazip hale getirmek ve ASDEP projesini alanda yıllardır çalışan vakıf çalışanlarını da dikkate alarak onların yarın endişesini ortadan kaldırarak vakıflarda uygulamak sosyal sorunların çözümü için ciddi anlamda katkılar sağlayacaktır.

Ayrıca, vakıflarda mevcut bulunan yaşam öykülerinin incelenmesi, vakıflar üzerinden daha fazla akademik çalışmanın yapılması, vakıfların üniversitelerimizin konu ile ilgili fakülteleri tarafından mutfak olarak kullanılması, ülkemizin gelecek yıllarda karşılaşabileceği sosyal sorun profilinin ve bu profille koruyucu önleyici tedbirlerin alınmasına imkân sağlayacaktır

kesınlıkle İMD alınmalı sayın

kesınlıkle İMD alınmalı sayın bakanımız cok cok her bolumden oy oranında eleman alımı yapsın.tskkrlr

ASDEP

Asdep Pilot çalışmalarında görev alan, mesleği Kırıkkale ve Karabük te ilk kez icra eden personellere alımlarda öncelik verilmelidir.

orası kesin

çünkü devlette ilk etapta tecrübelileri alacaktır.

ASDEP faaliyete girerse, garanti onlar alınacaktır

SYDV ve ASDEP

KEÇİÖREN SYD VAKFI'nı inceleyerek vakıfların neler yaptığını ve neler yapabileceğini görebilirsiniz. Eğer personelini profesyonel meslek elemanlarından seçerek kaliteli hizmet vermeyi kendine hedef edinmiş ve olaya sadece sosyal yardım odaklı bakmayarak sosyal hizmet odağında bakan bir vakıfın ne kadar önemli olduğunun (Bakanlık için) farkına varmamak mümkün değildir. Bu nedenle kendini geliştiren ve geliştirilmesine ihtiyaç duyulan vakıflara destek sağlanarak Bakanlığın vatandaşa en yakın olup temas kurduğu SYD Vakıflarında ASDEP UYGULANMALIDIR.

NOT: Keçiören SYD Vakfı Personeli;
2 Y. Lisans PDR mezunu
8 Sosyal Hizmet mezunu
1 Psikoloji mezunu
2 Sosyoloji mezunu
1 Halkla İlişkiler mezunundan oluşmaktadır.
Bilginize, Saygılar...

SYDV ve ASDEP

KEÇİÖREN SYD VAKFI'nı inceleyerek vakıfların neler yaptığını ve neler yapabileceğini görebilirsiniz. Eğer personelini profesyonel meslek elemanlarından seçerek kaliteli hizmet vermeyi kendine hedef edinmiş ve olaya sadece sosyal yardım odaklı bakmayarak sosyal hizmet odağında bakan bir vakıfın ne kadar önemli olduğunun (Bakanlık için) farkına varmamak mümkün değildir. Bu nedenle kendini geliştiren ve geliştirilmesine ihtiyaç duyulan vakıflara destek sağlanarak Bakanlığın vatandaşa en yakın olup temas kurduğu SYD Vakıflarında ASDEP UYGULANMALIDIR.

NOT: Keçiören SYD Vakfı Personeli;
2 Y. Lisans PDR mezunu
8 Sosyal Hizmet mezunu
1 Psikoloji mezunu
2 Sosyoloji mezunu
1 Halkla İlişkiler mezunundan oluşmaktadır.
Bilginize, Saygılar...

SYDV ve ASDEP

KEÇİÖREN SYD VAKFI'nı inceleyerek vakıfların neler yaptığını ve neler yapabileceğini görebilirsiniz. Eğer personelini profesyonel meslek elemanlarından seçerek kaliteli hizmet vermeyi kendine hedef edinmiş ve olaya sadece sosyal yardım odaklı bakmayarak sosyal hizmet odağında bakan bir vakıfın ne kadar önemli olduğunun (Bakanlık için) farkına varmamak mümkün değildir.

NOT: Keçiören SYD Vakfı Personeli;
2 Y. Lisans PDR mezunu
8 Sosyal Hizmet mezunu
1 Psikoloji mezunu
2 Sosyoloji mezunu
1 Halkla İlişkiler mezunundan oluşmaktadır.
Bilginize, Saygılar...

ASDEP SYDV LERDE UYGULANMALI

BAKANLIĞIMIZIN PİLOT OLARAK KARABÜK VE KIRIKKALEDE BAŞLATTIĞI VE HÜKUMET PROGRAMINDA DA YER ALAN ASDEP YANİ AİLE SOSYAL DESTEK PERSONELİ UYGULAMASININ VAKIFLARDA YÜRÜTÜLMESİ GEREKTİĞİNE DAİR TARAFIMIZCA DAHA ÖNCE HEM YAZILI HEMDE SÖZLÜ OLARAK DİLE GETİRİLEN HUSUSLAR AŞAĞIDA BİLGİLERİNİZE SUNULMUŞTUR.

Bugüne kadar, yoksul grupların özelliklerine yönelik yapılan tüm çalışmalarda;
• Sadece anne veya babanın olduğu parçalanmış ailelerin,
• Geniş ya da kalabalık ailelerin,
• Eğitim düzeyi düşük grupların,
• Azınlık ya da etnik grupların,
• Kırsal kesimde yaşayan bireylerin,
• Özellikle çocukların, kadınların ve yaşlıların yoksulluk sorunu ile karşılaştığı tespit edilmiştir.

İnsani gelişme için zorunlu olan fırsatlardan mahrum olma olarak değerlendirilen yoksulluğun sonucu olarak çocuk, yaşlı, özürlü ihmal ve istismarı, kadına yönelik şiddet, çalışan çocuk, suça sürüklenmiş çocuk, yetişkin suçluluğu ve göç gibi sosyal sorunlar ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde yapılan tüm akademik çalışmalarda da sosyal sorunların tamamında değilse de büyük bir oranında yoksulluk ve eğitimsizlik ortak payda olarak tespit edilmiştir.

Yoksulluğun beraberinde daha ağır sosyal sorunlara sebep olduğu aşikardır. Başta çocukların sokakta çalışması, sokak alt kültürü içerisinde madde bağımlılığına sürüklenmesi, kanun ile ihtilafa düşmesi, çocuğun ekonomik açıdan istismar edilmesi, beraberinde fiziksel ve cinsel istismar vakalarının artması, diğer taraftan aile içinde çatışmalara, boşanmalara ve şiddete, aile parçalanmalarına, kadının çok yönlü olarak istismar edilmesine, yetişkin bireylerin başta gasp ve hırsızlık gibi suça bulaşmalarına yoksulluğun sebep olduğu açık olarak görünmektedir.

Bugüne kadar kurumların sınırlı oluşu verilen hizmetlerin sürdürülebilirliğinin sağlanamaması vatandaşın sorunlarını geçici olarak çözmekte, kalıcı çözümler üretmemektedir. Çözümlerin kalıcı olamamasının, sorunların kısır bir döngü içerisinde kendisinin tekrarlamasının temel nedenlerinden biri ise bizce vakalara son aşamada müdahale edilebiliyor olmasıdır. Kronik bir hastalığa son aşamada müdahale etmek bedenin sağlığı için bir parçasından vazgeçmek gibidir. Bu sebeple önleyici tedbirlerin zamanında alınması erken müdahale edilmesi şarttır.

Bu sebeple sonuç kurumu mantığından sıyrılarak, sosyal sorunların önleyici tedbirlerini almak ve erken müdahale edebilmek için yerelde amaç kuruluşlara ve hizmetlere acilen ihtiyaç bulunmaktadır.

Bunun için her ilde ve ilçede yeni bir yapılandırma oluşturulması hem zaman açısından hem de ekonomik açıdan ciddi bir külfet getirecektir.
Bugün her il ve ilçe de yapılanması bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının yasal mevzuaatta iyileştirme yapılarak bu alanda amaç kurum olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

yapılan yoruma katılıyorum

evet kardeşim dediğin bölümlerden mezun değilim sana katılıyorum pilot olmayana uçak teslim etmek gibi bi şey bu.

sydv lere sosyal inceleme

sydv lere sosyal inceleme görevlisi olarak alınan personelin birçoğu sayısal ağırlıklı bölümlerden mezun durumdadır asdep hane odaklı projeyi vakıflar yürütebilir ancak orda bulunan mevcut personel projeyi yapabilecek donanıma sahip değildir zira asdep arz odaklı çalışan bir modeldir vakıf personeli ise talep odaklı çalışan kurum personelidir bu nedenle kurum olarak vakıflar üzerinden prpje yürüyebilir ama asla vakıf çalışanları bu alana kaydırılmaya çalışılmamalıdır projenin verimi açısından bu yaklaşım projenin selametini olumsuz etkiler çünkü vakıf personeli yalnızca maddi yardımda bulunmaktadır halbuki psiko sosyal yardım dediğimiz hizmet türünü yapmak bellibir eğitim ve tecrübeyizorunlu kılmaktadır bu ayrıntının gözden kaçırılmaması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.

sydvlere sosyal yardım ve

sydvlere sosyal yardım ve inceleme görevlisi alırken zaten hakedenlerin alınmadığını,saha çalışması,alan araştırması nedir bilmeyen hane ziyaretinde ne tür davranılmalıdır bilmeyen ve bunları öğrenmemiş ve bunların öğretilmediği bölümlerden mezun olan insanlar alınıyor.Bir sosyoloji mezunu ve tüm bu araştırma türlerinin ne demek oldugunu bilen biri olarak diyorum ki insani yada toplumsal bilimler bölümleri olan sosyoloji,psikoloji bölümü mezunları dururken aile danışmanlığını başka kim yapabilir? Tamam sydvlerle işbiriği içerisinde çalışılabilir güzel bir düşünce, ancak oralara sosyolojı yada psikoloji mezunu insanların aile sosyal destek uzmanı olarak alınması gerekmekte bu projenın gercekten ıyı sonuclar verebılmesı ıcın ülkemiz adına...Bende Devletimizden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Şahinden bunu dikkate almasını istiyorum.

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

Anket

ASDEP Programında Görevlendirilecek Memurlar Hangi Yöntemle Alınmalıdır?: